Benim Düşüncelerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Benim Düşüncelerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7.27.2017

???


                  Sen sanıyor musun ki biz farklı işler yapıyoruz sinemada,bir bok var ekranda biri lacivert ini işliyor biri de pembe deyip çekiyor. Hepiniz aynısınız fakat birbirinizden betersiniz. Doğru olan bu gözüyle bakıyorsunuz yapıtlarınıza,izletiyorsunuz bizim aklı yeşermemiş insanımıza.

                 Söyleyeceğim şeyler Türk televizyonunda ,dizilerde,filmlerde olmaz ise gerçekten savunabilirim ki yazacak ve çekecek bir şeyiniz kalmayacak.


BAŞROL DE ERKEK: Kesinlikle yakışıklı olması gerekir,sertte baksın arada izleyen kitlensin ekrana,bu yakışıklı erkeğimiz zengin olması lazım ki dram olsun,bu gencimiz fakir olursa komedi çıkar bizden.

BAŞROL DE KIZ: İyiliği yüzüne vurmuş güzelliği can yakmaz ama tatlı görünümlü olması gerekir.   

                  Zengin erkek ile arasını bozacak çekici bir kız olsun tam tersi olsa beklentimizi karşılamaz çirkefleşemeyiz.

                  Başrol oyuncuların eski sevgilileri,Bu kadar da kıskanç,kinli,şerli birileri olur mu? diyeceğimiz cinsten olurlar,ortalığın karışması lazım değil mi?

                  Başrol de oynayan çiftimize destek verecek arkadaş ya da zengin erkeğimizi yoldan çıkaracak yakın arkadaş,bu arkadaş hep çocuğun elde ettiklerini ister, para sevgili vs. kendisinin elde edemediklerini ister.

                  Fakir bir erkek belirir  ışıkların arasında,evet yahu dur Türk dizilerinde bu eski sevgililer oluyor fakirdi gururluydu ama şimdi bak ışığın verdiği rahatlıkla zengin oldular,gururu da bozmak lazım ki eksi kaybettiği sevgiliyi kazansın.
                 Ekran da başroller ve eski sevgililer karşılaşınca birbirine uzunca bakışmaları kadar klişe bir şey daha doğmamıştır,söylemek istediğini söyle yeter öldük burada!

                 Sürekli saklanan sır, bir sır bitince başka bir sır devreye giriyor ki entrikalar bitmesin,bir sır açıklığa kavuşur seyircide tam oh çekecek iken bir bakmışız başka bir sır yeşermiş. 

                 Araya giren şarkı eşliğinde çiftlerin,eski sevgililerin bakışması olsun ölüm olsun en az beş dakika üzüldüklerini gösteren anların geçişi olmalı ki izleyen tuvaletini de yapabilsin demi sıkışarak izlemek olmaz.

                                       Kapıların arasından insanların sözlerini dinlemesek evdeki dönen entrikaları oradan öğrenemeyeceğiz ,karşısına geçip yüzüne söyleyecek yüzü kalmamış ki bunlar hep böyle.

                 Her dizinin de sonunda başroldeki kız veya erkeğin  bir hayal kırıklığı sonucu izleyene kendini acındırması lazım ki bir sonraki bölüm izlenebilsin. 

  İYİ Kİ VARSIN ESKİ SEVGİLİ,İYİ Kİ VARSIN KISKANÇ KIZ ,İYİ Kİ VARSIN GÖZÜ DÖNMÜŞ KAYIN VALİDE 
Bunlar olmaz ise  Türkiye de dizi ve film ÇEKİLEMEZ...

7.17.2017

??

                




                Ülkemiz de yapılan ve düzenlenen bütün sinemasal yapıtların, en üst düzey olan (bana göre) Hollywood sinemasını yüzyıllardır takip etmesi ama halen bir karış yol alamamasının  çok fazla nedenleri var.

                 Dram ve komedi filmleri çok iyi bir şekilde icra ediyoruz,yeri geldiğinde ayakta alkışlıyoruz ama bu sektörde iyi olduğumuz anlamına gelmiyor.İnsanımızı yapılan filmlerle,şebek gibi oynatıp eğlendirdiğini zanneden Tv programları ile uyutuyoruz."Kimse de sormuyor ki ; ARKADAŞ ,ben neden bu boktan şeyi seyredip eğlenmeye çabalıyorum." Böyle  bir cümle ağzından çıktıysa eğer birlikte güzel bir yolculuk yapacağımızın habercisi olabilir, izlediğimiz film,dizi ve Tv yarışmalarındaki hataları gözlemek istiyorum bu yüzden ters psikoloji yaparak (kime göre  ters psikoloji muamma)  filmler de olan  hataların sizin karşınızda diz çöküp merhamet dilemesi gerektiğini söylemek isterim.

                          Senaryo Nasıl Yazılmaz (Denny Martin Flinn)  adlı kitap ile düşüncelerimi harmanladıktan sonra bütün Senaryo Yazımı  kitapları hakkında  konuşacağız. 

SİZLER DE AİLENİZİN YAPTIĞI EN BÜYÜK SORUNSALDAN İBARETSİNİZ.

,gücenmeyin